ÇOCUK DOSTU BELEDİYECİLİK

Doç. Dr. MÜSLİM AKINCI

31.05.2011
ÇOCUK DOSTU BELEDİYECİLİK
 
Doç. Dr. Müslüm AKINCI ([1])
    Çocukluğumda şehiriçi minibüse bindiğimde neden koltuklarda hep büyüklerin oturduğunu, eğlenmek için illa ki bayramları mı beklemek gerektiğini; sokakta yatan çocuklara neden bir barınak verilmediğini; büyüklerimizin bizi ilgilendiren kararlarda (bizi madden var, fikren yok bir konumda görüp) neden düşüncemizi almadığını kendi kendime sorar dururdum. Bu sorgulamam hala sürüyor.
 
 
Nedense “çocuk” dendiğinde kendisine “yarının büyüğü” olarak bakılan, şimdiki zamanın bireyi ve yurttaşı olarak görülmeyen, hakları ertelenmiş bir varlık akla geliyor.  Tabii, bu yaklaşımın gerisinde yüzyılların toplumsal yargıları, yetişme tarzı ve algıları yatıyor. Oysa çağdaş dünya artık “çocuğa” hakları ve sorumluluklarıyla özel bir yer vermekte; onu “nesne” olarak değil “özne” olarak görmektedir. Yeni yönetimin paradigması, çocuk anlayışı ve algılayışı da bu doğrultuda evrilmektedir. Başta devlet olmak üzere, çocuklara yönelik hizmet veren kişi ve kurumlar artık “sorun odaklı” yaklaşımdan “çocuk odaklı” bir yeniden yapılanma sürecine çoktan girmiş durumdadır.
 
 
Doğum öncesinden yaşam sonrasına kadar olan süreçte hayatımızın içinde olan yerel yönetimlerin de çocuğa dair yapacağı şeyler vardır. Gelinen noktada, yerel uygulamalarda çocuğu haklarıyla ve varlığıyla tanıyan ve önemseyen, ona değer veren bir yaklaşım eksikliğinden söz edilebilir. Çocuklar kendileri düşünülmeden oluşturulmuş şehir mekânlarında, kendilerini önemsemeyen bir sistemin içinde büyümeye ve kendilerini gerçekleştirmeye çalışmaktadır. Bütüncül yaklaşım yerine palyatif türden küçük iyileştirme çalışmaları onlara dair sorunların çözümüne ulaşmada yetersiz kalmaktadır.
 
 
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 27. özel oturumunda[2] kabul edilmiş olan “Çocuğa Uygun Bir Dünya” (A world fit for children) Öneri’sinde devletin ve mahalli idarelerin ödev ve sorumlulukları sergilenmektedir. Buna göre çocuğa uygun bir dünya yaratırken atılması gereken adımlar:
 
*         Çocukla ilgili her türlü kararda onun en iyi yararının (best interest)  öncelikle düşünülmesi ve çocuğun önplana alınması gerekir.
 
*         ‘Çocuğa’ yatırım yapılmalı. Çocuk sahip olduğu akıl, sezi ve potansiyel geleceğiyle en büyük hazinedir. Yoksulluğun ve yoksunluğun yarattığı tutsaklığın zincirini kırarak ona imkân tanınırsa, o büyük güç kendini ispatlayacaktır.
 
*         Hiçbir çocuk geri plana itilmemelidir. Cinsiyet ayrımcılığı özellikle kız çocukları üzerinde köreltici etkiye sahiptir. Dünyaya gelirken tamamen eşit olan kız-erkek çocukları arasında toplumsal ve kamusal yaşamda hissettirilen ayrımcı uygulamalar cinsiyetlerarası denge terazisini baştan bozmaktadır.
 
*         Çocuk mümkün olan en iyi yaşam koşullarında bakılıp büyütülmelidir. Sağlık ve beslenme konusundaki eksiklikler hızla giderilmelidir.  Çocuğun ruhsal olarak dinç, fiziken sağlıklı, duyuşsal özelliği itibariyle güven veren, sosyal olarak da elverişli koşullarda bakılıp büyümesi sağlanmalıdır.
 
*         Her çocuğun eğitim hakkı vardır. Eğitimde cinsiyet eşitsizliği (gender disparity) yaratan her türden maddi, sosyal ve hukuki engeller kaldırılmalıdır.
 
*         Çocuk her türden şiddet ortamından uzak tutulmalıdır. Kırılgan ve algıda hassas bir yapıda olan çocuk, etkileri yaşamboyu sürecek travmalara maruz bırakılırsa bir bakıma sürekli onarım ve desteğe muhtaç bir insan yaratılmış olur. Bu nedenle özellikle silahlı çatışma bölgelerinde, askeri işgal sahalarında ve yüksek gerilim yaşanan diğer ortamlardan mümkün oldukça uzak tutulmalı, güvenli ortamlara taşınmalıdır.
 
*         Çocuk, AIDS, HIV ve diğer bulaşıcı hastalıklardan uzak tutulmalı; bulaşmış olanlar için de etkili sağıltım imkânları seferber edilmelidir.
 
*         Çocuğun kamusal karar sürecine dahil edilmesi sağlanmalıdır.
 
*         Çocuğa temiz bir çevre sunulmalıdır. Bu sorumluluk sadece şimdiki kuşaklar için değil, gelecek kuşaklar için de hatırdan uzak tutulmamalıdır. Bu amaçla merkezi ve mahalli idareler eşgüdümlü biçimde çalışmalıdır.[3]
 
İç hukukumuzda yerel yönetimlere çocuklarla ilgili ödev ve sorumluluklar yüklenmiştir. Yerel yönetimlere gerek özel kanunlarda (5393 sayılı Belediye Kanunu, 5216 sayılı B.Şehir Belediye Kanunu ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu), gerekse ilgili diğer mevzuatta ve benim de hazırlanma sürecine katkı sunduğum I.Türkiye Çocuk Hakları Stratejisi  2012-2016 belgesinde çocuk hakları ile ilgili önemli görev ve sorumluluklar yüklenmiştir. 20 Kasım 1989’da imzalanan ve Türkiye’nin de taraf olduğu BM Çocuk Hakları Sözleşmesi, çocuklara özgü hukukun ve yeni bir toplumsal anlayışın oluşturulmasını zorunlu kılmaktadır. Bu temelden hareketle çocukların yaşama, sağlığını koruma ve gelişme, çocuğun yüksek yararı, ayırımcılık gözetmeme ve katılım hakları öne çıkan kolektif değerler olarak kabul edilmektedir. Çocuğun temel yararına öncelik verilerek doğuştan getirdiği yetenekleri nitelikli bir eğitimle geliştirmesi, maddi ve manevi varlığını koruyup geliştirmesine imkân tanınması, güçlük durumunda korunması, kendisini ilgilendiren konularda görüşüne başvurulması, kendisine karşı etnik, ekonomik, sosyal, cinsiyete dayalı vb nedenlerle ayrımcılık yapılmaması, büyüme çağı boyunca sahip olduğu haklarını öğrenmesi, ve yaşama geçirilmesini istemesi onun en temel hakkı olarak görülmektedir.  Sıklıkla karşılaştığımız uyuşturucu kullanımı, sokakta çalışan çocuklar, dilencilik, cinsel istismar ve sömürü, çocuk suçluluğu, aile içi şiddete maruz kalan çocuklar ve diğer sorunların çözümü ve önlenmesi konusunda yerel yönetimlere önemli görevler düşmektedir.
 
Bunun için “çocuk dostu bir belediyecilik” (Child Friendly Municipality) anlayışının harekete geçirilebilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda neler yapılabilir (?) diye sorulduğunda:
     Çocuğun katılım hakkı gereğince “çocuk”ların yaşadıkları mekâna ilişkin talep ve görüşlerini o mekânı yönetenlere iletebilme yollarının açılması gerekir. Belediye meclislerinde çocuğu ilgilendiren hususlar karara bağlanmadan önce onların görüş ve düşüncelerini yansıtmaları sağlanmalıdır.
       Mahalli idarelerin kent yönetimine ilişkin kararlarının çocuğun yüksek menfaati çerçevesinde çocuk etkisi analizi (Child Impact Assesment) yöntemiyle irdelenmesini gerekir. Kararların çocuk bakımından yaratacağı psikolojik, sosyal, kültürel, hukuki, ekonomik, politik ve stratejik etkiler uzmanlar tarafından istişare edilerek değerlendirilmeli, olası aykırılıklar ayıklanarak çocuk haklarıyla uyumlu duruma getirilmelidir. Özellikle şehir planlaması ve altyapı projelerinin hayata geçirilmesine dair kararlarda büyük bir duyarlılıkla analiz yapılmalıdır.
       Çocuk ombudsmanlığı kurularak, yargı ve toplum önünde onun haklarını savunmaya yardımcı olabilecek, hak ihlalleriyle etkili mücadele edebilecek bir kurumsal yapı oluşturulmalıdır.
     Çocuk sağlığı konusunda eğitimin yaygınlaştırılmasına çalışılmalı; önleyici sağlık hizmetlerine önem ve öncelik verilmeli; imkânı kısıtlı bölgede yaşayan çocukların sağlığını tehdit edebilecek enfeksiyonlarla mücadelede geç kalınmamalıdır. 
     İlköğretimden başlanarak toplumun her kesimine yönelik “cinsiyet eşitliği”ne dair bilinç dönüşümünü sağlayıcı eğitim programları uygulanmalıdır.
     Yerel çocuk hakları stratejik (eylem) planı hazırlanarak uygulamaya geçirilmeli; proaktif çocuk hakları izlencesi ile hedefler somutlaştırılmalıdır.
     Çocuk hakları ile ilgili Uluslararası kuruluşlarla sürekli temas sağlanarak, ilerlemeci bir işbirliği için zemin hazırlanmalıdır.
Sonuç
Hakları ve özgürlükleri ile başlı başına bir varlık olan çocuklar için mahalli idarelerimizin çok önemli görev, yetki ve sorumlulukları bulunmaktadır. Sunduğu hizmet ve sahip olduğu sorumluluklarla günlük yaşamımızın içinde yeralan belediyelerin çocuk haklarını uygulamaya geçirmek üzere çocuk dostu projelerle bir an önce harekete geçmesi gerekir. Belediyelerin üstlendiği çocuğa dair ödevlerin çoğu mali olanakların verdiği imkânla da ilgili olmayıp, cesur bir “zihniyet değişimi”ni gerektirmektedir. Bunu gerçekleştirmek için muhtaç olunan kudret, damarlarımızdaki insancıl asil kanda mevcuttur.
 
 


 ([1]) Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi İdare Hukuku Öğretim Üyesi; muslumakinci@gmail.com
[2] Resolution adopted by the General Assembly [on the report of the Ad Hoc Committee of the Whole (A/S-27/19/Rev.1 and Corr.1 and 2)]
 
 
 
 
 
[3] http://www.unicef.org/specialsession
 
 
 
 
 
   Çocukluğumda şehiriçi minibüse bindiğimde neden koltuklarda hep büyüklerin oturduğunu, eğlenmek için illa ki bayramları mı beklemek gerektiğini; sokakta yatan çocuklara neden bir barınak verilmediğini; büyüklerimizin bizi ilgilendiren kararlarda (bizi madden var, fikren yok bir konumda görüp) neden düşüncemizi almadığını kendi kendime sorar dururdum. Bu sorgulamam hala sürüyor.  Nedense “çocuk” dendiğinde kendisine “yarının büyüğü” olarak bakılan, şimdiki zamanın bireyi ve yurttaşı olarak görülmeyen, hakları ertelenmiş bir varlık akla geliyor.  Tabii, bu yaklaşımın gerisinde yüzyılların toplumsal yargıları, yetişme tarzı ve algıları yatıyor. Oysa çağdaş dünya artık “çocuğa” hakları ve sorumluluklarıyla özel bir yer vermekte; onu “nesne” olarak değil “özne” olarak görmektedir. Yeni yönetimin paradigması, çocuk anlayışı ve algılayışı da bu doğrultuda evrilmektedir. Başta devlet olmak üzere, çocuklara yönelik hizmet veren kişi ve kurumlar artık “sorun odaklı” yaklaşımdan “çocuk odaklı” bir yeniden yapılanma sürecine çoktan girmiş durumdadır.  Doğum öncesinden yaşam sonrasına kadar olan süreçte hayatımızın içinde olan yerel yönetimlerin de çocuğa dair yapacağı şeyler vardır. Gelinen noktada, yerel uygulamalarda çocuğu haklarıyla ve varlığıyla tanıyan ve önemseyen, ona değer veren bir yaklaşım eksikliğinden söz edilebilir. Çocuklar kendileri düşünülmeden oluşturulmuş şehir mekânlarında, kendilerini önemsemeyen bir sistemin içinde büyümeye ve kendilerini gerçekleştirmeye çalışmaktadır. Bütüncül yaklaşım yerine palyatif türden küçük iyileştirme çalışmaları onlara dair sorunların çözümüne ulaşmada yetersiz kalmaktadır.  Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 27. özel oturumunda kabul edilmiş olan “Çocuğa Uygun Bir Dünya” ( Öneri’sinde devletin ve mahalli idarelerin ödev ve sorumlulukları sergilenmektedir. Buna göre çocuğa uygun bir dünya yaratırken atılması gereken adımlar:          Çocukla ilgili her türlü kararda onun en iyi yararının ()  öncelikle düşünülmesi ve çocuğun önplana alınması gerekir.         ‘Çocuğa’ yatırım yapılmalı. Çocuk sahip olduğu akıl, sezi ve potansiyel geleceğiyle en büyük hazinedir. Yoksulluğun ve yoksunluğun yarattığı tutsaklığın zincirini kırarak ona imkân tanınırsa, o büyük güç kendini ispatlayacaktır.         Hiçbir çocuk geri plana itilmemelidir. Cinsiyet ayrımcılığı özellikle kız çocukları üzerinde köreltici etkiye sahiptir. Dünyaya gelirken tamamen eşit olan kız-erkek çocukları arasında toplumsal ve kamusal yaşamda hissettirilen ayrımcı uygulamalar cinsiyetlerarası denge terazisini baştan bozmaktadır.         Çocuk mümkün olan en iyi yaşam koşullarında bakılıp büyütülmelidir. Sağlık ve beslenme konusundaki eksiklikler hızla giderilmelidir.  Çocuğun ruhsal olarak dinç, fiziken sağlıklı, duyuşsal özelliği itibariyle güven veren, sosyal olarak da elverişli koşullarda bakılıp büyümesi sağlanmalıdır.         Her çocuğun eğitim hakkı vardır. Eğitimde cinsiyet eşitsizliği () yaratan her türden maddi, sosyal ve hukuki engeller kaldırılmalıdır.         Çocuk her türden şiddet ortamından uzak tutulmalıdır. Kırılgan ve algıda hassas bir yapıda olan çocuk, etkileri yaşamboyu sürecek travmalara maruz bırakılırsa bir bakıma sürekli onarım ve desteğe muhtaç bir insan yaratılmış olur. Bu nedenle özellikle silahlı çatışma bölgelerinde, askeri işgal sahalarında ve yüksek gerilim yaşanan diğer ortamlardan mümkün oldukça uzak tutulmalı, güvenli ortamlara taşınmalıdır.         Çocuk, AIDS, HIV ve diğer bulaşıcı hastalıklardan uzak tutulmalı; bulaşmış olanlar için de etkili sağıltım imkânları seferber edilmelidir.         Çocuğun kamusal karar sürecine dahil edilmesi sağlanmalıdır.         Çocuğa temiz bir çevre sunulmalıdır. Bu sorumluluk sadece şimdiki kuşaklar için değil, gelecek kuşaklar için de hatırdan uzak tutulmamalıdır. Bu amaçla merkezi ve mahalli idareler eşgüdümlü biçimde çalışmalıdır. İç hukukumuzda yerel yönetimlere çocuklarla ilgili ödev ve sorumluluklar yüklenmiştir. Yerel yönetimlere gerek özel kanunlarda (5393 sayılı Belediye Kanunu, 5216 sayılı B.Şehir Belediye Kanunu ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu), gerekse ilgili diğer mevzuatta ve benim de hazırlanma sürecine katkı sunduğum I.Türkiye Çocuk Hakları Stratejisi  2012-2016 belgesinde çocuk hakları ile ilgili önemli görev ve sorumluluklar yüklenmiştir. 20 Kasım 1989’da imzalanan ve Türkiye’nin de taraf olduğu BM Çocuk Hakları Sözleşmesi, çocuklara özgü hukukun ve yeni bir toplumsal anlayışın oluşturulmasını zorunlu kılmaktadır. Bu temelden hareketle çocukların yaşama, sağlığını koruma ve gelişme, çocuğun yüksek yararı, ayırımcılık gözetmeme ve katılım hakları öne çıkan kolektif değerler olarak kabul edilmektedir. Çocuğun temel yararına öncelik verilerek doğuştan getirdiği yetenekleri nitelikli bir eğitimle geliştirmesi, maddi ve manevi varlığını koruyup geliştirmesine imkân tanınması, güçlük durumunda korunması, kendisini ilgilendiren konularda görüşüne başvurulması, kendisine karşı etnik, ekonomik, sosyal, cinsiyete dayalı vb nedenlerle ayrımcılık yapılmaması, büyüme çağı boyunca sahip olduğu haklarını öğrenmesi, ve yaşama geçirilmesini istemesi onun en temel hakkı olarak görülmektedir.  Sıklıkla karşılaştığımız uyuşturucu kullanımı, sokakta çalışan çocuklar, dilencilik, cinsel istismar ve sömürü, çocuk suçluluğu, aile içi şiddete maruz kalan çocuklar ve diğer sorunların çözümü ve önlenmesi konusunda yerel yönetimlere önemli görevler düşmektedir.  

1 defa okundu...

Yazarın Diğer Yazıları

Yorumlar

zeynep emir
çocuk hakları
harika bir yazı...belediyelerimizin bu düşüncelerden ders çıkararak bir an önce çocuk dostu olmak için kolları sıvamalıdır...tebrik ederim hocam...

Yorum Ekle

Ad Soyad *
Eposta *
Başlık *
Yorumunuz *
Beni hatırla
* Doldurulması zorunlu alanlar.
Başkandan Mesaj
YEREL YÖNETİMLERDEKİ
MAHALLİ İDARELER DERNEĞİMİZİN GÖREVİ

Demokrasiyi algılamak ve uygulamak, çağdaş bir medeniyette yaşayan herkesin görevi ve önceliği olmak durumundadır. Yerel yönetimler vatandaşa en yakın durumda olan en alt düzeydeki yönetim birimleridir.

İnsan ihtiyaçlarının çok ve çeşitli olması, yerel halkın müşterek ihtiyaçlarını karşılamak görevi i..
Devamı...



Osman USTA -Genel Başkan
Çeşitli Komisyonlarda Görev Alan Devlet Memurlarına bir görev için ücret
31 Ocak 2012 SALIResmî GazeteSayı : 2819..
KATMA DEĞER VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ-2012-116
19 Ocak 2012 PERŞEMBE Resmî Gazete Sayı ..
ENERJİ VERİMLİLİĞİ KANUNUNUN 10 UNCU MADDESİNE
19 Ocak 2012 PERŞEMBEResmî GazeteSayı : ..
2012 - OCAK DERGİMİZDE YAYIMLANAN KONULAR
2012 YILI OCAK SAYIMIZDA YAYIMLANAN KONU..
2012 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE UYGULAMA TEBLİĞİ YAYIMLANDI.
13 Ocak 2012 CUMAResmî GazeteSayı : 2817..
KATSAYILARIN YENİDEN BELİRLENDİ
10 Ocak 2012 SALIResmî GazeteSayı : 2816..
MAHALLİ İDARELERE İLK DEFA ATANACAKLAR ... SINAV YÖNT. KALDIRILDI.
10 Ocak 2012 SALIResmî GazeteSayı : 2816..
BELEDİYE İTFAİYE YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK
9 Ocak 2012 PAZARTESİResmî GazeteSayı : ..
KAMU SOSYAL TESİSLERİNE İLİŞKİN TEBLİĞ
8 Ocak 2012 PAZARResmî GazeteSayı : 2816..
ARALIK (208. SAYI) İÇİNDEKİLER KISMI
Belediye ve Bağlı Kuruluşları İle Mahall..
BELEDİYELERDE MEMUR VE İŞÇİ NORM KADRO SAYILARI ARTIRILDI
BELEDİYELERDE MEMUR VE İŞÇİ NORM KADRO S..
HAVAYOLU YOLCULARIN HAKLARI NELERDİR?
3 Aralık 2011 CUMARTESİResmî GazeteSayı ..
EK ÖDEME ORANLARI YENİDEN BELİRLENDİ.
KAMU GÖREVLİLERİNİN MALİ HAKLARININ DÜZE..
EKİM DERGİMİZ YAYIMLANDI.
İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜ:5018 Sayılı Kamu Mali..
FAKİR AİLELERE KÖMÜR YARDIMI YAPILMASINA İLİŞKİN KARARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KARAR
25 Ekim 2011 SALIResmî GazeteSayı : 2809..
2011 YILI KURBAN HİZMETLERİNİN UYGULANMASINA DAİR TEBLİĞ
25 Eylül 2011 PAZARResmî GazeteSayı : 28..
BAKANLAR KURULU LİSTESİ
6 Temmuz 2011 ÇARŞAMBAResmî GazeteSayı :..
ENGELLİLERE YÖNELİK GÜVENLİK HİZMETLERİ
ENGELLİLERE YÖNELİK GÜVENLİK HİZMETLERİİ..
65 YAŞINI DOLDURMUŞ MUHTAÇ, GÜÇSÜZ VE KİMSESİZ TÜRK VATANDAŞLARI....
8 Haziran 2011 ÇARŞAMBA 27958Maliye Baka..
6111 SAYILI KANUN GENEL TEBLİĞİ
6 Mayıs 2011 CUMAResmî GazeteSayı : 2792..
DANIŞMANLIK VE HİZMET ALIMI İHALE YÖNT. DEĞİŞİKLİK YAPILDI.
20 Nisan 2011 ÇARŞAMBAResmî GazeteSayı :..
KAMU İHALE GENEL TEBLİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ YAYIMLANDI.
20 Nisan 2011 ÇARŞAMBAResmî GazeteSayı :..
İTFAİYE ALIMIYLA İLGİLİ GENELGE
İTFAİYE ALIMIYLA İLGİLİ GENELGE
Trafik Para Cezalarının Tahsili ve Takibinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hk.
6 Nisan 2011 ÇARŞAMBA Resmî Gazete Sayı ..
Derneklerin Kapatılmasıyla İlgili Yargıtay Kararı
5 Nisan 2011 SALIResmî GazeteSayı : 2789..
Mahalli İdareler Bütçe İşletme Yönetmeliği Yayımlanmıştır.
Mahalli İdareler Bütçe İşletme Yönetmeli..
MERA YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILDI.
25 Şubat 2011 CUMAResmî GazeteSayı : 278..
PARASAL SINIRLAR VE ORANLAR YENİDEN BELİRLENDİ (2011)
27 Ocak 2011 PERŞEMBEResmî GazeteSayı : ..
KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI KORUMA YÜKSEK KURULU İLKE KARARLARI (KUBİK)
25 Ocak 2011 SALIResmî GazeteSayı : 2782..
SSK Borçları İçin Belediyelere ve İl Özel İdarelerine Haciz İşlemi Yapılamayacak
T.C.SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞISos..
KAMU SOSYAL TESİSLERİNE İLİŞKİNE İLİŞKİN ÜCRETLER
18 Ocak 2011 SALIResmî GazeteSayı : 2781..
SÖZLEŞMELİ PERSONEL SÖZLEŞMELERİNDE DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR
mahalli idarelerde çalışan ya da çalıştı..
İmar uygulama hizmeti karşılığı adı altında bir ücret talep edilemeyeceği hk.
Danıştay Sekizinci DairesiT:16.3.2009E:2..
İHALELERE YÖNELİK BAŞVURULAR HAKKINDA YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK
16 Aralık 2010 PERŞEMBEYÖNETMELİKKamu İh..
HİZMET ALIMI İHALELERİ UYGULAMA YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK
16 Aralık 2010 PERŞEMBEResmî GazeteSayı ..
Anayasa Mah.Kararı 5728 sayılı Temel Ceza Kan. Uyum Amacıyla Çeşitli Kan. ve Diğer Bazı Kan.Dğş.
ANAYASA MAHKEMESİ KARARI[1]Anayasa Mahke..
5811 sayılı Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanunun 3. maddesinin
ANAYASA MAHKEMESİ KARARI[1]Anayasa Mahke..
Atıksu Altyapı ve Evsel Katı Atık Bertaraf Tesisleri Tarifelerinin Belirlenmesinde Uygulanacak
27 Ekim 2010 ÇARŞAMBAResmî GazeteSayı : ..
KAMU ALACAKLARI İÇİN UYGULANAN GECİKME ZAMMI ORANININ YENİDEN BELİRLENMESİNE İLİŞİN KARAR
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Us..
2011-2013 DÖNEMİ BÜTÇE ÇAĞRISI
10 Ekim 2010 PAZARResmî GazeteSayı : 277..
Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmıştır.
30 Eylül 2010 tarih ve 27715 sayılı R.G...
SIĞINAKLARLA İLGİLİ EK YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA YÖNETMELİK
29 Eylül 2010 ÇARŞAMBAResmî GazeteSayı :..
Türkiye Sağlıklı Beslenme ve Hareketli Hayat Programı (Başbakanlık Genelgesi)
29 Eylül 2010 ÇARŞAMBA Resmî Gazete Sayı..
Anayasa değişikliğinin kesinleşmesi sonucu ilgili kurumlarda seçimler yapılacaktır.
1- Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üy..
1985 Model ve daha eski olan araçların hurdaya ayrılması hakkında genel tebliğ yayımlandı
7 Eylül 2010 SALIResmî GazeteSayı : 2769..
ÖZÜRLÜLERİN DEVLET MEMURLUĞUNA ALINMA ŞARTLARI İLE YAPILACAK YARIŞMA SINAVLARI HAKKINDA YÖNETMELİKT
3 Eylül 2010 CUMAResmî GazeteSayı : 2769..
6009 sayılı Kanunla G. V. K./103.madi yeniden düzenlenmiş ve yapılan değişik
4 Ağustos 2010 ÇARŞAMBAResmî GazeteSayı ..
4857 Sayılı Kanunun 108. Mad. İstinaden Uygulanacak İdari Para Cezaları Değişti
28 Temmuz 2010 ÇARŞAMBAResmî GazeteSayı ..
İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelikde Değişiklik Yapıldı.
25 Temmuz 2010 PAZARResmî GazeteSayı : 2..
Sözleşmeli Personel Ücretleri (2010 ikinci altı ay)
5793 sayılı Kanunun 46 ncı maddesi ile 5..
Belediye sınırları içinde kaynak suyu izniyle çıkarttığı suyun satışı (Yargıtay Kararı)
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinden: Esas No :..
YENİLEME ALANLARI OLARAK BELİRLENEN VE ONAYLANAN PROJELER
BAKANLAR KURULU KARIIYLA UYGULAMAYA GİRE..
Giyecek Yardımı Yönetmeliğinin Uygulanması
T.C.MALİYE BAKANLIĞIBütçe ve Mali Kontro..
Devamlı mahiyetteki işyeri sigortalıları ile yapılan veya piyasadan hazır halde alınıp satılan
Devamlı mahiyetteki işyeri sigortalıları..
Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tec. Önl.Hak.Kanunun Uyg. Şekl.Es.Da.Yönt. Değ.Yapılmasına Dair
2 Temmuz 2010 CUMAResmî GazeteSayı : 276..
Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği Sıra No:392
2 Temmuz 2010 CUMAResmî GazeteSayı : 276..
İSKÂN KANUNU UYGULAMA YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK
8 Mayıs 2010 CUMARTESİResmî GazeteSayı :..
Taşınmaz ve taşınmaz niteliği taşıyan mal ve hakların satışında katma değer vergisi uygulaması.
Taşınmaz ve taşınmaz niteliği taşıyan ma..
YAPIM İŞLERİ İHALELERİ UYGULAMA YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAP.D.YÖNETMELİK
26 Haziran 2010 tarih ve 27623 sayılı Re..
5393 S.Belediye Kan. Değişiklik Yapıldı.
24 Haziran 2010 PERŞEMBE Resmî Gazete Sa..
Belediye Kanunu ve Büyükşehir Belediye Kanunda bazı maddeleri Anayasa Mah. İptal Etti
5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu'n..
Taşınır Mal Yönetmeliğinde Değişiklik Yapıldı.
19 Haziran 2010 CUMARTESİResmî GazeteSay..
Belediye projelerine öncelik verilmesi
İÇİŞLERİ BAKANIMIZ SAYIN BEŞİR ATALAY İM..
Belediye Zabıta Yönetmeliği hk.
T.C.İÇİŞLERİ BAKANLIĞIMahalli İdareler G..
Belediye Payları Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylülde borçları kesilmeyecek
BAKANLAR KURULU KARARI[1] Karar Sayısı :..
Fazlaya ilişkin hacizler
GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞISosyal Sigorta..
Vergi Kimlik Numarasının Kullanımı Hk.
VERGİ KİMLİK NUMARASI GENEL TEBLİĞİ[1](S..
belediyeler ve bunlara bağlı kuruluşların borçları
T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞISo..
Büyükşehir ve İl Özel İdareleri ve Belediyeler ...
Bakanlar Kurulu Kararı 20 Mayıs 2010 tar..
Toplu Taşımada Özürlülere İndirim
Bakanlar Kurulu Kararı 20 Mayıs 2010 tar..
Belediyeler ve İl Özel İdareleri Sahte Faturaya Karşı Uyardık
MAHALLİ İDARELER DERNEĞİ GENEL BAŞKANLIĞ..
Sigorta İşlemleri Yönetmeliği
12 Mayıs 2010 ÇARŞAMBAgünlü Resmi Gazete..
Karayolları Trafik yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönt.
1 Mayıs 2010 CUMARTESİResmî GazeteSayı :..
SGK ya kimlik bilgilerinin bildirilmesi
RESMİ GAZETE21 Nisan 2010 ÇARŞAMBAResmî ..
İl özel idareleri, büyükşehir belediyeleri ile belediyeler ve bunlara bağlı kuruluşların borçları
T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI S..
İhtiyaç Fazlası Personel
ihtiyaç Fazlası Personel hakkında genelg..
D.V.K.uygulamasında nüsha ve suret ayrımı
Tarih30/03/2010SayıDV-19/2010-1/ Nüsha v..
BAŞBAKANLIK-TUBİKAT GENELGESİ
Konu : BTYK KararlarıGENELGE[1]!--[endif..
4/12/2009 tarihli ve 2009/15641 sayılı Kararnamenin eki Kararda değişiklik
30 Mart2010 SALI Resmî Gazete Sayı : 275..
HAL KANUNU
SEBZE VE MEYVELER İLE YETERLİ ARZ VE TAL..
AFRİKA STATEJİSİ
GENELGE[1]2010/7 Ülkemizin çok yönlü ve ..
DERĞİMİZİN ŞUBELERİ AÇILMAKTADIR.
MAHALLİ İDARELER DERNEĞİMİZ;KAMU YARARI ..
Foto Galeri Video Galeri